<

Teknoloji Sporun Ruhunu Öldürüyor mu?

Teknoloji Sporun Ruhunu Öldürüyor mu?

Atina Olimpiyatları yine olağanüstü sportif performanslara sahne oluyor. Her gün yeni bir rekor kırılırken , spor eleştirmenleri altın madalya sahiplerini "tüm zamanların en iyileri" olarak göklere çıkarıyor. Kısaca oyunlar daha hızlı, daha yüksek ve daha güçlü olmayı hedefleyen olimpik idealleri yaşama geçiriyor. Aynı şeyler dört yıl sonra Pekin de tekrarlanacak.
Veya tekrarlanmayacak mı? İnsan vücudunun 100 metreyi ne kadar hızlı koşacağı veya insanın kum havuzuna dümeden önce ne kadar yükseleceği ile ilgili mutlak bir sınırın olması gerekmez mi? İnsan vücudu ne kadar hızlanabilir, ne kadar yükseklere çıkabilir veya ne kadar güçlenebilir?
Pek çok olimpik spor insan performansının sınırlarına yaklaştıysa da –hatta bu sınırlara ulaşmış olsa bile- yeni teknolojiler yardımıyla sürekli bu sınırlar bir üst seviyeye taşınıyor. Bazı spor dalları teknolojiye o kadar bağımlı hale gelmişler ki, sonunda Formula 1 motor yarışlarına dönmüşler. Formula 1 de "en iyisi kazansın"dan çok "en iyi teknolojiye sahip olan kazansın" kavramı geçerli.
Olayları bu açıdan ele alırsak saf spor ruhunun sonu gelmiş demektir. Ancak spor ile ilgilenen bilim adamlarına göre henüz kaygı duyacak bir durum söz konusu değil. Bu sporları rekorlar sürüklüyor, başka bir deyişle eğer teknoloji yeni rekorların kırılmasını sağlıyorsa, bu şekilde devam etmenin hiçbir zararı olmaz.
Teknoloji Yoğun Spor Dalları
Bazı olaylarda teknolojinin etkisi çok nettir. Sırıkla atlamayı ele alalım. 20. yüzyılın başlarında sporcular bambu kamışlardan yararlanıyorlardı. Dolayısıyla o zamanki performansın bugünkü dünya rekoru olan 6.14 metrenin –Ukraynalı Sergei Bubka yaait- altında olması son derece normal bir sonuçtur. Ancak sırıklar her geçen gün biraz daha geliştiriliyor. Özellikle 1950 li yıllarda metal sırıklar, hemen ardından cam-elyafı kompozit sırıklar büyük fark yarattı.
onuçta sırıkla atlama rekorları 1912 den bu yana %53 oranında yükseldi. Bunu yüksek atlama ile karşılaştırdığımızda, bugünkü rekor 1912 den ancak %23 oranında daha fazladır, aynı şekilde uzun atlamada bu fark %18 dolayındadır. İngiltere Birmingham Üniversitesi nden spor mühendisliği uzmanı Claire Davis, "Bu sonuçlar teknolojinin performans üzerinde ne kadar etkili olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor" diye konuşuyor.
Sırıkla atlama tek örnek değildir. 1996 yılında paten sporu "klap paten" adı verilen yeni bir kayma şekli ile tanıştı. Klap lar kayaklarda olduğu gibi ayak parmaklarının ucuna eklenen esnek parçalardır. Bunlar patencilerin buz ile daha yakın temasını sağlarken, her ileri atılışta daha fazla güç iletmesine yardımcı olur. Hızlı patene mahsus buz pistleri teknolojik yeniliklere bir başka örnektir. Nem ve sıcaklık kontrolünün sağlanmasıyla buz, azamî hız için ideal kıvama getirilir.
Norveç, Kristiansand daki Agder Üniversitesi nden spor bilimcisi Stephen Seiler, "Gelişmeler o noktaya geldi ki 1980 lerdeki atletlerin kırdığı rekorları bugün çocuklar kırıyor" diyor. Bunun etkisi günümüzde açıkça hissediliyor. Bugünkü hızlı paten dalında dünya rekorlarının 10 tanesinden 8 i 2002 yılında Salt Lake City deki Kış Olimpiyatları nda kırıldı. Geriye kalan 2 tanesi de 2001 de kırıldı.
Bisiklet Sporunda Teknolojinin Rolü
Teknolojinin etkisinin en fazla görüldüğü spor dallarının başında bisiklet gelir. Ekim 1972 tarihinde efsanevi Belçikalı bisikletçi Eddy Merckx, Mexico City de 49km 431m ile dünya rekorunu kırdı. Bu yarışta sporcuların bir saat içinde mümkün lan en uzun yolu kat etmesi bekleniyor. Merckx in rekoru daha sonra daha gelişmiş bisikletlerle yarışan sporcular tarafından çeşitli kereler kırıldı. Fakat 2000 yılında İsviçre deki Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) teknolojinin sağladığı avantajları ortadan kaldırmaya ve Merckx in rekoruna geri dönülmesine karar verdi. Bu karar gereğince gelecekte sporcular aynı bisikleti kullanmak zorundaydı.
Bu yeni kurallar çerçevesinde ngiliz bisikletçi Chris Boardman Manchester da Merckx in rekorunu kırdı. Fakat Boardman ın derecesi Merckx den 10m daha fazlaydı- bu da %0,02 lik bir gelişme anlamına geliyordu.
Boardman ın rekourunu kırmaya yönelik sonraki denemeler başarısızlıkla sonuçlandı. Manchester deki İngiliz Spor Enstitüsü nden fizyoloji bölümü başkanı Greg Whyte, "Bir saatlik bisiklet yarışında insan performansının sınırına geldiğimizi düşünüyorum" diyor.
Bu arada bisikletçilerin en son teknolojiden yararlandıkları bir yarışta, rekor 56,375km ydi. Bu rekor yine Boardman tarafından kırıldı. Bu mesafe Merckx inkinden 7km daha uzundu. Dolayısıyla bisiklet teknolojisindeki gelişmeler 1970 lerden bu yana %14 lük üstünlük sağlamış oluyordu. Vücudun Tepkisini Ölçen Monitörler
Yeni sırıklar, yeni patenler ve yeni bisikletler kolayca kopyalanabilir. Ancak teknolojinin görünür etkisinin dışında gizli etkilerden de söz etmek gerekiyor. İngiliz Sporu isimli resmi kuruluşta görev yapan Scott Drawer, atletlerin teknolojiden yararlanarak antrenman yoğunluğunu arttırabildiklerini ileri sürüyor.
1980 li yıllarda dayanıklılık sporları yapan atletler kalp monitörlerinden yararlanmaya başladılar. Bu şekilde ne kadar yoğun çalıştıklarını ölçme şansına kavuştular. Bu ölçümlerden yararlanarak doğru zamanda hızlanmayı veya yavaşlamayı öğrendiler. MIT den Sportif Yenilikler Merkezi yöneticilerinden Kim Blair, yarışlarda ve antrenmanlarda monitörlerin sporcuların tükeninceye kadar kendilerini zorlamasına engel olduğuna dikkat çekiyor.
Kalp monitörleri çok sayıdaki monitörlerden yalnızca biri. "Şu anda tanık olduğumuz durum atletlerin tümüyle aletlerle çalışmasına giden yolun başlangıcı" diye konuşan Seiler, "Laboratuarlarda tek bir değişkeni kontrol etmek yerine, bu yeni teknolojiler gerçek zamanda çok sayıda değişkenin kontrol altında tutulmasına olanak tanıyor. Bu şekilde üstün sporcuların biraz daha iyi performans sergileme şansı artıyor. Şimdi antrenmanların çerçevesi çok iyi belirlenmiş durumda. Bu alanda devrim yapmaya gerek kalmadı" diyor.
Atletler bunun dışında vitamin ve bitki özlü ilaçlardan da medet umuyor. Bu çok çeşitli ilaçların –yasal veya yasadışı- yararları konusunda görüş birliği söz konusu değil.
Sporda Küreselleşmenin Rolü
İngiltere, Uxbridge deki Brunel Üniversitesi Spor Bilimleri Bölümü araştırma sorumlusu Peter Radford, "Uluslararası spor çok geniş dedikodu ağına sahip. Herkes diğerlerinden bir adım daha geride olduğundan kuşkulanıyor. Atletlerden biri rakibinin yeni bir vitamin denediğini duyarsa hemen aynı vitamini kullanmaya kalkışıyor" diyor.
Böylece teknoloji ve ilaç üretiminin izin verdiği ölçüde saf, yozlaşmamış spora ne kadar yer var? Bu soruya olumlu yanıt veren Radford, yapay müdahalelerin olmaması durumunda dahi sporda olumlu gelişmeler yaşanabileceğini ileri sürüyor. Bunun nedenlerinden biri spor karşılaşmalarına katılımın giderek küresel bir nitelik kazanması.
"İlk rekorlar kırıldığında örnekler hep Bati Avrupalı nüfusların arasından seçiliyordu" diye konuşan Radford, "Ancak dünyanın farklı yerlerinden de sporcular çıktıkça, yeni rekorlar kıracak süperstarların ortaya çıkma şansı artıyor. Benzer şekilde katılımcıların sayısı arttıkça dünya rekorlarının yükselmesi de kaçınılmaz" diyor.
Donanım konusundaki gelişmelerin önemine de değinen Davis teki Kaliforniya Üniversitesi nden spor mühendisi Mont Hubbard, "Bu donanımlar yarışmacılaırn içerisinde en iyisini çekip çıkarmaya yarıyor" diyor. Connecticut Üniversitesi nden spor fizyologu William Kraemer bu konuda görüşlerini şöyle dile getiriyor: "Olimpik idealleri bugünün dünyasında gerçekçi bulmuyorum. Siz ideallerin gösterdiği yolda ilerleyebilirsiniz, ancak tüketici/izleyici sporcudan gerçekdışı, aşırı bir performans bekliyor."
Bu yazı 28 Ağustos 2004 tarihli Cumhuriyet Gazetesi nin Bilim-Teknik ekinde yayımlanmıştır.
Kaynak: New Scientist
Çeviren: Reyhan Oksay Haber Kaynağı besyo.net Dünya Rekorlarının Sınırları Eklenme Tarihi : 02/01/2011



Dünya Rekorlarının Sınırları

Dünya Rekorlarının Sınırları

Usain Bolt 100 metre finalinde kendisine ait 9.69 luk dünya rekorunu 9.58 ile geliştirip, altının sahibi oldu.(milliyet)...Rekorlar elbette ilerlemeye devam edecek. Bir sınırı olacak ancak şu anda o sınırın ne olacağını biz de bilemiyoruz.(mynet)...Atletizmde dünya rekorları giderek daha zor kırılıyor. Öyle ki 2003 sezonunda erkek atletler hiçbir olimpik dalda rekor kıramadı... Eklenme Tarihi : 30/07/2011


HABERİ OKU Mayoyu dize getiren kulaç!

Mayoyu dize getiren kulaç!

Eklenme Tarihi : 30/07/2011 haber.gazetevatan.com
HABERİ OKU Futbol Tarihinde Kırılamayan Rekorlar

Futbol Tarihinde Kırılamayan Rekorlar

Eklenme Tarihi : 14/02/2011 futbolname.com
HABERİ OKU Kırılamayan rekorlar

Kırılamayan rekorlar

Eklenme Tarihi : 02/01/2011 ntvspor.net

Rekorlar da bir gün bitecek

( 02/01/2011 ) ( haber.mynet.com )

Sporda İnsanın Sınırları

( 02/01/2011 ) ( atletik.org )

İnsanoğlu kendi sınırlarına dayandı rekortmenlerin soyu tükeniyor

( 02/01/2011 ) ( webarsiv.hurriyet.com.tr )

Bu Rekorlar Nereye Kadar Gidecek?

( 01/01/2011 ) ( aktifhaber.com )

İnsan, Gelecekte Sınırlarının Ötesine Geçecek

( 01/01/2011 ) ( genbilim.com )

Bolt efsanesi!

( 01/01/2011 ) ( milliyet.com.tr )

Kış Yüzme Şampiyonasında 11 rekor kırdık

( 01/01/2011 ) ( yenisafak.com.tr )

İlginç futbol rekorları!

( 01/01/2011 ) ( htspor.com )

Olimpiyat Oyunlarına kardeş geldi: Gençlik Olimpiyat Oyunları

( 01/01/2011 ) ( sabah.com.tr )

Böyle giderse sahada ölümler olur

( 01/01/2011 ) ( sporx.com )

Erzurum 2011 e Rekor Başvuru

( 01/01/2011 ) ( medyaspor.com )

Okçular Dünya Rekoru Kırdı

( 01/01/2011 ) ( istanbulmarmara.com )

Atinada 30 dünya rekoru kırıldı

( 01/01/2011 ) ( arsiv.ntvmsnbc.com )